Yaşlanma Karşıtı Cilt Tedavileri

Yaşlanma Karşıtı Cilt TedavileriGüzellik değişken bir kavramdır. Tanımlandığı zamana göre, kişiden kişiye hatta kişinin yaşına, mesleğine, içinde bulunduğu sosyal ve psikolojik ortama göre değişen bir olgudur. Tarihler boyunca sanatçılar ve filozoflar estetik ve güzellikle çok uğraşmışlar ve bunu tanımlama yoluna gitmişler. Burada genel bir algı oluşturmak adına da matematikçiler de devreye girmişler ‘altın oran’ denilen bir kavram ortaya çıkmıştır. Altın oran, güzel olan bir bütünün tüm parçaları arasındaki sayısal olarak tespit edilmiş olan bir değer - oran ve bu oranın yarattığı ahenk, bütünlük, simetri, uyum da güzelliği tanımlamaktadır. Bizler de uygulamalarımızda medikal estetikle uğraşan hekimler olarak, bu oranı korumayı hedefliyoruz. Kişi bazen altın orana sahip olmasa bile, yüzü simetrik olmasa bile her yüzün kendine has bir uyumu var ve o doğallığın getirdiği uyum da sağlıklı bir güzellik diye düşünüyorum. Tabii ki güzelliğin olmazsa olmazı sağlıklı kaliteli bir cilt.

Sağlıklı bir cilt nasıl olmalı?
Sağlıklı bir cilt ışıl ışıl parlar. Nemlidir, diri görünür, durudur, pürüzsüzdür ve bakıldığında fresh bir görüntüsü vardır. Yorgun ifadesi yoktur. En önemlisi cildin parlamasıdır.

Ciltteki yaşlanma belirtileri nelerdir?
Cilt yaşlanmasında aslında birçok unsur var. Kişinin doğal yaşlanma süreci zaten cildin yaşlanmasında bir etken. Cildimizde, serbest radikallerin neden olduğu süreçler, metabolik süreçlerin doğal yaşlanma sürecindeki yavaşlaması, kollajen üretimindeki azalmayla birlikte yaşlılık belirtilerinin meydana geliyor. Bunun yanı sıra ciltteki hiyaluronik asitin azalmasıyla birlikte yaşlanmanın temelleri atılmış oluyor. Bu süreç içerisinde genetik yatkınlıklar, kronik bazı hastalıklar ya da çevresel faktörler, güneş , sigara, çevre kirliliği , beslenme bozuklukları gibi pek çok nedenler ya da yaşam şeklindeki yanlışlıklar, yanlış uygulanan tedaviler , yanlış ürün kullanımları , yine bu süreci tetikleyen kavramlar arasında . Sonuç olarak tüm bu etkenler bir araya geldiğinde biz hekimler kişilerde, derin ya da yüzeysel ince ya da kalın kırışıklıklar, çizgilenmeler, oluklar, yüzde elastikiyet kayıpları, ciltte kızarıklıklar, sarkmalar, pigment bozuklukları, damar problemleri, geniş gözenekler, hacim kayıpları gibi sorunları görmekteyiz. Bunlar aslında cilt yaşlanmanın belirtileri.

Ciltte Yaşlanmayı ilk gösteren bölge
Göz çevresidir. Göz çevresi çok ince bir deridir. Özellikle güneş hasarları ve mimikler de bu bölgede çizgilenmelere yol açar. Göz altı morlukları, torbalanmalar, sarkmalar, gözaltı halkaları ve kaz ayağı denilen çizgiler, gözkapağı düşüklüğü , kaş düşüklüğüde yaşlanma belirtileri olarak göze çarpar.

Cilt yaşlanmasını önlemek için neler yapılmalı
Artık yaşlanmak kader değil. Önlemlere karar verirken, doğru cilt analizi, genetik yapının doğru değerlendirilmesi ve kişinin yaşına cinsiyetine, sosyal hayatına bakılarak önlemler ve tedaviler öngörülmelidir. Bu da farklılık gösterir. Hekimin iyi bir muayenesinin ardından tedaviye başlanabilir. İleride oluşabilecek sorunu doğru tespit etmek, ona göre önlemler almak gerekir.

Yaşlanmaya yönelik tedavi yöntemleri
Burada da tabii ki önce doğru muayene ve belirlenen sorunların belirlenen problemlerin tespitinden sonra kişiye özel tedavi yapmak gerekir. Pek çok tedavi yöntemi var. Teknoloji artık bu konudaki tüm imkanlarını tıbba ve estetik tıbba sunuyor.Bizler de bu gelişmeleri Türkiye’deki hekimler olarak çok yakından takip ediyoruz. Çok iyi bir noktadayız. Tedavi yöntemlerinde de artık çeşitliliğimiz çok arttı. Ameliyatlı ameliyatsız tedaviler, iğneli- iğnesiz mezoterapiler, PRP ler, ısı tedavileri, ultrasonlar, radyofrekanslar, lazer teknolojileri, özel bakımlar, kollojen aşıları, nem aşıları, botox, dolgu, plasma teknolojisi gibi pek çok tedavi çeşidi ve yöntemi var. Kişiye özel tedavi olmalı, kişinin problemlerine sosyal durumuna, yaşına göre karar verilmesi tedavi şekline karar verilmesi lazım.

Güneş ışınlarının cildimizin yaşlanmasındaki rolü
Güneş ciddi bir enerji kaynağıdır. Ülkemiz de bu konuda şanslı bir coğrafyada ama güneşten korunmalıyız. Çünkü güneşin fotoyaşlanmada gerçekten çok önemli bir rolü var. Güneşin cildi kurutması ya da ciltteki pigment bozukluklarına neden olması cilt yaşlanmasında oldukça önemli bir etken. Cilt, kendini güneş gibi dış etkenlere karşı direkt korumaya alır. Melanosit hücreleri dediğimiz hücreler bu savaşta pigment bozuklukları şeklinde yüze yansıyan bulgular verir. Lekelenme yapar. Bu lekeler, küçük noktasal lekelerden çok geniş bölgelerde,tüm elmacık kemiği, alnı, dudakları kapsayan bölgelerde büyük lekeler oluşturacak boyutta olabilir ve tabii bu da kişinin sosyal hayatını olumsuz etkiler. Tabii ki yaşlanmaya sebep sadece güneş değil, sigara, düzensiz yaşam, teknoloji, stres, sağlıksız beslenme, bunların hepsi etken.