Son Güncelleme Tarihi:

Fokus Ultrason (HIFU) Nedir?

Kişiler cerrahi kesiler ve uzun iyileşme süreleri olmadan yüz hatlarını toparlamak ister. HIFU bu noktada cerrahi olmayan, hedefe yönelik bir teknoloji sunar. Yüksek yoğunluklu odaklanmış ultrason dalgalarıyla cilt altındaki belirli katmanlara enerji aktarımı hedeflenir. Böylece deri yüzeyini bozmadan derin dokulara ulaşma imkânı ortaya çıkar.

Fokus ultrason, ultrason enerjisine dayanır. Cihaz, belirli bir derinliğe odaklanan ses dalgaları üretir. Bu dalgalar temas ettiği dokuda kontrollü ısı artışı oluşturur. Isı yükseldiğinde vücut, o bölgeyi onarmak için yeni kolajen üretimini tetikler. Kolajen artışı zaman içinde cildin daha sıkı görünmesine katkıda bulunur.

HIFU sistemleri yüz, boyun ve dekolte gibi alanlarda kullanılır. Bazı protokoller vücut bölgesine yönelik de geliştirildi. Ancak yüz germe amaçlı kullanılan başlıklar daha hassas çalışır. Bu cihazlar farklı derinliklere inebilen kartuşlar içerir. Örneğin bir başlık 1,5 mm, diğeri 3 mm, bir diğeri 4,5 mm katmana odaklanabilir. Böylece hem yüzeysel hem daha derin bağ dokusu tabakaları hedeflenir.

Bu yöntemde amaç, cerrahi yüz germe operasyonunda hedeflenen SMAS tabakası gibi derin yapılara cilt üzerinden ulaşmaktır. SMAS, mimik kaslarıyla deri arasında yer alan ve yüzün sarkma eğilimini etkileyen dokudur. HIFU enerjisi bu plana odaklandığında, zaman içinde sıkılaşma etkisi beklenir. Kişi işlem sırasında sadece ultrason başlığının hareketini hisseder, ciltte kesik oluşmaz.

Fokuslu ultrason tedavisi sırasında hekim, cilt tipine ve yüzün ihtiyaçlarına göre enerji seviyesini ayarlar. Cihaz ekranında atış sayısı, derinlik ve uygulama alanı net şekilde izlenir. Dr. Yasemin Savaş Kaliteli Yaşam Kliniği gibi medikal estetik merkezlerinde hekimler, kişinin yüz anatomisini değerlendirerek uygun tedaviyi planlar. Bu sayede kişiye özgü bir yaklaşım ortaya çıkar.

HIFU Teknolojisi ve Çalışma Prensibi

HIFU teknolojisi, tek bir noktaya odaklanan ultrason dalgalarıyla çalışır. Cihaz, ses enerjisini mercek gibi belirli bir derinlikte toplar. Bu noktada ısı artışı oluşur. Çevre dokulara yayılım sınırlı kalır. Yani enerji, hedeflenen küçük alanlarda yoğunlaşır. Bu kontrollü mikro hasar, vücudun onarım mekanizmasını aktive eder.

Kolajen lifleri ısıyla kısmen büzüşür ve zamanla yeniden yapılanır. Bu süreç birkaç ay içinde ilerler. Bu yüzden HIFU’nun tam etkisi anında değil, süreç içinde ortaya çıkar. Kişi günlük hayatına dönse de deri altında onarım devam eder.

Fokuslu Ultrasonun Avantajları

Fokuslu ultrasonun öne çıkan avantajı, cilt yüzeyini bozmadan derin tabakalara erişebilmesidir. Kişi işlem sonrası sosyal yaşamına genellikle ara vermez. Bazı kişilerde hafif kızarıklık olabilir, bu durum kısa sürede yatışma eğilimi gösterir. Cerrahi kesi veya dikiş izi oluşmaması önemli bir konfor sağlar.

Bu yöntem, dolgu veya botulinum toksini gibi enjeksiyon içeren işlemlerden farklıdır. HIFU, cildin kendi onarım kapasitesini harekete geçirmeye odaklanır. Ayrıca yüzün belirli bölgelerine odaklanarak çalışmak mümkündür. Örneğin sadece çene hattını toparlamak veya kaş çevresini desteklemek için ayrı planlama yapılabilir.

HIFU ile Yüz ve Cilt Gençleştirme Tedavisinin Avantajları

HIFU ile yüz ve cilt gençleştirme tedavisi, ameliyatsız bir seçenek arayan kişiler için önemli bir alternatif oluşturur. Yüzdeki sarkmalar, belirginleşen nazolabial çizgiler ve çene hattındaki belirsizlik birçok kişiyi rahatsız eder. Fokuslu ultrason bu alanlarda cerrahi dışı bir toparlanma hedefler. Dr. Yasemin Savaş Kaliteli Yaşam Kliniği’nde planlanan tedaviler, kişinin yüz oranlarını korumayı ve doğal görünüm sağlamayı amaçlar.

Bu tedavinin avantajlarını anlamak için cildin yaşlanma sürecini düşünmek gerekir. Zamanla kolajen ve elastin lifleri zayıflar. Deri daha ince ve gevşek görünmeye başlar. HIFU, bu süreci tamamen durdurmasa da kolajen üretimini canlandırmaya çalışır. Sonuçta, cildin dokusunda sıkılaşma ve toparlanma hissi oluşabilir. Bazı kişiler yanak bölgesinde daha belirgin bir dolgunluk algılar.

HIFU ile gençleştirme tedavisi sırasında hekim, yüzü bölgelere ayırarak çalışır. Özellikle orta yüz, çene hattı ve boyun sık tercih edilen alanlardır. Bazı kişilerde kaş çevresi ve alın hattı da plana eklenir. Uygulama, kişinin beklentisine ve yüz anatomisine göre şekillenir. Bu kişiselleştirme, sonuçların daha dengeli görünmesine destek olur.

Bu tedavinin sık vurgulanan bir yönü de kombine tedavilere uygunluğudur. Hekim uygun gördüğünde, HIFU’yu diğer medikal estetik uygulamalarıyla sıraya koyabilir.

HIFU’nun avantajlarını özetlemek için şu başlıklar sık gündeme gelir:

●      Ameliyatsız yaklaşım sayesinde kesi ve dikiş izi olmaması

●      Cilt yüzeyini soymadan derin tabakalara odaklanabilmesi

●      Genellikle sosyal hayata hızlı dönüş imkânı sunması

●      Doğal kolajen üretimini destekleyen bir mekanizmaya dayanması

●      Yüzün farklı bölgelerine göre uyarlanabilen esnek protokoller içermesi

Bu başlıklar her kişi için aynı derecede geçerli olmaz. Bazı bireyler daha belirgin sıkılaşma hissederken, bazı kişilerde etki daha sınırlı kalabilir. Bu nedenle tedavi öncesinde beklentilerin gerçekçi düzeyde konuşulması önem taşır. Hekim, yüz yapısına göre olası sonucu kabaca tarif edebilir. Ancak hiçbir yöntemde olduğu gibi burada da kesin garanti vermek mümkün değildir.

HIFU ile yüz gençleştirme tedavisi, özellikle cerrahiye hazır olmayan veya toparlanma süresi kısıtlı kişiler tarafından ameliyatsız seçenek olarak tercih edilir. Kullanılan enerji seviyeleri, cilt yapısına uygun olmalıdır. Bu yüzden uygulamanın hekim gözetiminde yapılması önem taşır.

Doğal Görünüm Elde Etmek

Doğal görünüm, HIFU tedavisi planlanırken en çok konuşulan konulardan biridir. Pek çok kişi yüz ifadesinin değişmesinden endişe duyar. Fokus ultrason, dolgu gibi hacim ekleyen bir yöntem olmadığı için yüz hatlarını şişirmez. Amaç, mevcut dokuyu toparlamak ve desteklemektir.

Hekim yüzü değerlendirirken mimik dengesini dikkate alır. Diyelim ki, yanak bölgesindeki hafif sarkmayı toparlarken, gülüş ifadesini korumak önemlidir. Bu nedenle atış sayısı ve yoğunluk, kişinin ihtiyacına göre ayarlanır. Böyle bir yaklaşım, sonuçların daha doğal algılanmasına yardımcı olur.

Uzun Süreli Etkiler

HIFU’nun etkisi, cildin kolajen üretim süreciyle bağlantılıdır. Kişi işlemden hemen sonra hafif bir gerginlik hissedebilir. Asıl değişim ise haftalar içinde belirginleşmeye başlar. Çoğu protokolde etki birkaç ay boyunca kademe kademe artar. Kişi aynaya baktığında özellikle çene hattında daha net bir çizgi fark edebilir.

Uzun süreli etki süresi, yaş, yaşam tarzı, sigara kullanımı ve güneşe maruz kalma gibi faktörlere bağlı değişir. Bazı kişilerde elde edilen sıkılaşma hissi daha uzun sürerken, bazılarında daha erken zayıflayabilir.

HIFU ile Yüz Germe Kimlere Uygulanamaz?

Her medikal estetik girişimde olduğu gibi HIFU ile yüz germe de herkese uygun değildir. Bazı durumlarda fokuslu ultrason kullanımı sakıncalı olabilir veya ertelenmesi gerekir. Kişinin genel sağlık durumu, cilt yapısı ve mevcut hastalıkları değerlendirilmeden işlem planlamak doğru olmaz. Bu noktada hekim muayenesi temel belirleyicidir.

Öncelikle aktif enfeksiyon bulunan bölgelerde HIFU tercih edilmez. Mesela, yüzde açık yara, iltihaplı akne odakları veya uçuk benzeri durumlar varsa işlem ertelenir. Cilt bütünlüğünün bozulduğu alanlara enerji vermek, iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir.

Bazı sistemik hastalıklarda da dikkatli davranmak gerekir. Özellikle kontrolsüz kronik rahatsızlıkları olan kişilerde hekim, ilgili branşlarla görüş alışverişi yapabilir. Kalp pili veya vücutta belirli metal implantlar bulunan bireylerde cihaz kullanımı için ek değerlendirme gerekir.

HIFU, çok ileri düzeyde sarkması ve derin kırışıklıkları olan kişilerde tek başına yeterli olmaz. Bu gruptaki bireyler bazen cerrahi yüz germe operasyonu için daha uygun aday olabilir. Bazı kişiler HIFU ile toparlanma beklerken aslında cerrahi gerektiren düzeyde doku fazlalığı taşır. Burada gerçekçi beklenti yönetimi önem taşır.

Genel olarak HIFU’nun uygun olmadığı başlıklar şu şekilde özetlenebilir:

●      Uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon, açık yara veya ciddi dermatolojik hastalık bulunması

●      Yakın dönemde o bölgeye yapılmış cerrahi girişim ve devam eden iyileşme süreci

●      Ciddi düzeyde cilt sarkması ve fazla deri varlığı nedeniyle cerrahi ihtiyacı baskın olan kişiler

●      Hekim tarafından sakıncalı görülen kalp pili veya belirli metal implant durumları

HIFU işlemi için uygun olmayan kişiler, yine de farklı gençleştirme yöntemlerinden yararlanabilir. Söz gelimi, bazı bireylerde yüzeysel lazer tedavisi veya enjeksiyon teknikleri daha güvenli seçenekler sunar. Hangi yaklaşımın tercih edileceğine, muayene bulguları ve kişinin beklentileri birlikte değerlendirilerek karar verilir. Bu süreçte kişinin sağlık durumu her zaman ilk sırada yer almalıdır.

Hekim Muayenesi Önemi

HIFU gibi enerji temelli uygulamalarda yüz anatomisinin değerlendirilmesi, cilt kalınlığının ölçülmesi ve sarkma derecesinin belirlenmesi gerekir. Muayene sırasında kişi beklentilerini anlatır, hekim de bu beklentilerin ne kadarının gerçekçi olabileceğini açıkça ifade eder.

Kullanılan ilaçlar, geçirilmiş hastalıklar ve daha önce yapılan estetik işlemler mutlaka konuşulmalıdır. Böyle bir değerlendirme, işlemin güvenli sınırlar içinde kalmasına katkıda bulunur.

HIFU İşlemi Süreci

HIFU işlemi süreci, ilk danışma görüşmesinden işlem sonrası kontrole kadar birkaç adımdan oluşur. Kişi kliniğe geldiğinde önce şikâyetlerini ve beklentilerini aktarır. Hekim yüzü muayene eder, gerekirse fotoğraf çekimiyle kayıt alır. Bu değerlendirme sırasında hangi bölgelerin fokus ultrason için uygun olduğu belirlenir. Bazı kişiler yalnızca alt yüz için, bazıları tüm yüz ve boyun için planlanır.

İşlem günü cilt temizlenir ve makyajdan arındırılır. Hekim, uygulama yapılacak alanlara ultrason jeli sürer. Bu jel, cihaz başlığından çıkan ses dalgalarının deriye daha homojen iletilmesine yardım eder. Ardından cihaz başlığı, planlanan bölgelere belirli çizgiler boyunca temas ettirilir. Her temas noktasında kontrollü enerji atışı yapılır.

İşlem süresi, çalışılan alanın genişliğine göre değişir. Sadece çene hattı ve gıdı bölgesi için yapılan bir uygulama daha kısa sürebilir. Tüm yüz ve boyun planlandığında süre uzar. Kişi işlem boyunca genellikle yatay pozisyonda kalır.

HIFU sırasında hissedilen duyum kişiden kişiye değişir. Bazı kişiler hafif batma veya derin dokuda kısa süreli ısı hissi tarif eder. Hekim, kişinin eşiğini dikkate alarak enerji seviyesini ayarlayabilir. Amaç, etkili doz ile konfor arasında denge kurmaktır.

İşlem sürecini adım adım özetlemek için şu sıralama yapılabilir:

●      Hekim muayenesi ve tedavi planının oluşturulması

●      İşlem günü cildin temizlenmesi ve fotoğraf kaydı alınması

●      Uygulama bölgelerine ultrason jelinin sürülmesi

●      Belirlenen derinlik ve enerjiyle HIFU atışlarının yapılması

●      İşlem sonrası cildin temizlenmesi ve bakım önerilerinin paylaşılması

İşlem sonrası kişi hemen kalkıp günlük hayatına dönebilir. Bazı kişilerde hafif kızarıklık veya dokunmakla hassasiyet görülebilir. Bu bulgular çoğu zaman kısa sürede hafifler. Klinik ekip, kişi ayrılmadan önce ilk gün içinde dikkat edilmesi gereken noktaları anlatır. Güneşten korunma, yoğun sıcak temasından kaçınma gibi pratik öneriler paylaşılır.

Seans Sayısı ve Süreleri

HIFU uygulamasında seans sayısı, cilt yapısı ve sarkma derecesine göre değişir. Pek çok protokolde tek seansla başlanır. Bazı kişilerde belirli bir süre sonra ek seans önerilebilir. Hekim, ilk muayenede bu olasılığı kişiye açıkça anlatır. Bu sayede, kişi sürecin olası gidişatını önceden bilir.

Seans süresi, çalışılan alana göre değişkenlik gösterir. Sadece gıdı ve çene hattı hedeflendiğinde süre daha kısadır. Tüm yüz ve boyun planlandığında işlem daha uzun sürebilir.

İyileşme Süreci

HIFU sonrası iyileşme süreci, cerrahi işlemlere kıyasla genellikle daha rahattır. İşlemden hemen sonra hafif kızarıklık veya ödem görülebilir. Bu bulgular çoğu kişide kısa sürede gerileme eğilimi gösterir. Bazı bireyler ciltte hafif gerginlik hissi tarif eder. Bu his, kolajen üretim sürecinin bir parçası olarak yorumlanır.

İşlem sonrası dönemde kişi, güneşten korunmaya daha fazla özen göstermelidir. Gerekli görüldüğünde hekimin önerdiği nemlendirici ve bariyer ürünleri kullanılabilir. İlk gün çok sıcak duş, sauna veya yoğun spor gibi aktiviteleri sınırlamak faydalı olur. Sonuçta, cilt kendini daha rahat toparlar.

Fokus Ultrason Gıdı Bölgesine Yapılır mı?

Gıdı bölgesindeki sarkma ve gevşeme, yüzü olduğundan daha yorgun gösterebilir. Birçok kişi aynaya baktığında özellikle profil görünümünden rahatsız olur. Fokus ultrason bu bölgede de sık kullanılan bir seçenek haline gelmiştir. Hekimler, çene altındaki gevşek dokuyu toparlamak ve çene hattını belirginleştirmek için HIFU’dan yararlanabilir.

Gıdı bölgesi, yüz germe amaçlı tedavilerde önemli bir yer tutar. Çünkü çene hattı netleşmeden üst yüz bölgesindeki iyileşme tam hissedilmez. HIFU, gıdıdaki deri ve bağ dokusuna odaklanan enerji atışlarıyla çalışır. Bu sayede çene altındaki gevşek görünümde bir toparlanma hedeflenir. Sonucun derecesi kişiden kişiye değişir.

Gıdı bölgesinin yapısı herkes için aynı değildir. Bazı kişilerde daha çok yağ birikimi ön plandadır. Bazılarında ise cilt incelmiş ve elastikiyet kaybı belirginleşmiştir. HIFU, esas olarak derin bağ dokusu ve kolajen lifleri üzerinde etki göstermeyi amaçlar. Yağ dokusunun fazla olduğu kişilerde bazen ek yöntemler de düşünülür.

Dr. Yasemin Savaş Kaliteli Yaşam Kliniği’nde gıdı bölgesi değerlendirilirken boyun hattı da birlikte incelenir. Çünkü yalnızca küçük bir alana odaklanmak bazen doğal olmayan bir görünüm oluşturabilir. Hekim, çene hattı, gıdı ve boyun üçlüsünü bir bütün olarak ele alır. Nitekim daha dengeli bir sonuç hedeflenir.

Gıdı bölgesine yönelik fokus ultrason uygulamasının tercih edildiği durumları şöyle sıralamak mümkündür:

●      Çene hattının belirginliğini kaybettiği hafif ve orta düzey sarkma durumları

●      Gıdı bölgesinde deri gevşemesinin öne çıktığı, yağ fazlalığının sınırlı olduğu kişiler

●      Cerrahi gıdı germe işlemi düşünmeyen veya buna hazır olmayan bireyler

●      Yüz gençleştirme sürecinde alt yüzü desteklemek isteyen kişiler

Gıdı bölgesine uygulama kararı verildiğinde, enerji seviyeleri ve atış yoğunluğu bu hassas alana uygun şekilde ayarlanır. Cilt altındaki önemli yapılar dikkate alınır. Bundan dolayı, işlemi, anatomi bilgisi güçlü ve HIFU konusunda deneyimli ekiplerin yürütmesi önem taşır. Güvenli bir yaklaşım, estetik beklentiden her zaman önce gelir.

Gıdı Bölgesine Uygulama

Gıdı bölgesine HIFU uygulanırken kişi genellikle sırtüstü yatar. Hekim önce çene hattını ve boyun çizgisini işaretleyebilir. Bu işaretler, cihaz başlığının hangi sınırlar içinde hareket edeceğini gösterir. Ardından bölgeye ultrason jeli sürülür. Cihaz başlığı, belirlenen hatlar boyunca yavaşça ilerletilir.

Gıdı uygulamasında amaç, çene altındaki gevşek dokuyu desteklemektir. Atışlar, belirli derinliklere odaklanacak şekilde planlanır. Bazı kişilerde tek seans yeterli bulunurken, bazılarında ilerleyen aylarda ek seans önerilebilir. Bu karar, cildin verdiği yanıta göre şekillenir.

Cilt Yapısına Göre Değerlendirme

Gıdı bölgesinde herkes için aynı HIFU protokolünü uygulamak doğru olmaz. İnce ve hassas cilde sahip kişilerde enerji düzeyi daha dikkatli ayarlanır. Daha kalın ciltlerde ise farklı derinlikte kartuşlar tercih edilebilir. Hekim, cilt kalınlığını ve elastikiyetini muayene sırasında değerlendirir.

Cildin güneş hasarı, sigara kullanımı ve yaş gibi faktörlerden nasıl etkilendiği de önemlidir. Mesela, yoğun güneş hasarı olan deride kolajen yapısı zayıflamıştır. Böyle bir ciltte HIFU’nun vereceği yanıt, daha genç ve bakımlı bir cilde göre farklı olabilir. Bu yüzden, sonuç beklentisi, cilt yapısına göre uyarlanmalıdır.

Fokus Yüz Germe Nasıl Yapılır?

Fokus yüz germe, HIFU teknolojisinin yüz anatomisine özel protokollerle uygulanmasıdır. Amaç, yüzün farklı bölgelerinde kontrollü sıkılaşma elde etmek ve genel ifadeyi yenilemektir. Bu yaklaşım, cerrahi yüz germe ameliyatına alternatif değil, daha hafif bir seçenek olarak değerlendirilir. Özellikle hafif ve orta düzey sarkması olan kişiler için anlamlı bir seçenek oluşturabilir.

Fokus yüz germe planlanırken hekim yüzü bölgelere ayırır. Alın ve kaş çevresi, yanaklar, nazolabial bölge, çene hattı ve boyun ayrı ayrı incelenir. Her bölgenin ihtiyacı farklıdır. Söz gelimi, bazı kişilerde yanak sarkması ön plandayken, bazılarında kaş düşüklüğü daha belirgindir. HIFU protokolü bu önceliklere göre düzenlenir.

Bu işlem sırasında kullanılan başlıklar, farklı derinliklere odaklanabilen kartuşlar içerir. Yüzün daha ince deri yapısına sahip bölgelerinde yüzeysel, çene hattı gibi alanlarda daha derin kartuşlar kullanılabilir. Hekim, her bölge için uygun derinliği seçer. Bu sayede, cildin hem yüzeyine yakın tabakalar hem de daha derin bağ dokusu hedeflenebilir.

Fokus yüz germe, tek bir seansta tüm yüz ve boynu kapsayabilir. Bazı durumlarda hekim, belirli alanlara odaklanan daha kısa seanslar da planlayabilir. Kişi, işlem boyunca genellikle hafif dokunma ve kısa süreli ısı hissi tarif eder. Klinik ekip, kişinin konforunu izler ve gerektiğinde uygulama hızını ayarlar.

Fokus yüz germe sürecinin temel adımları şöyle sıralanabilir:

●      Yüz analizi ve fotoğraf kaydı ile başlangıç değerlendirmesi yapılması

●      Hangi bölgelere hangi derinlikte HIFU uygulanacağının planlanması

●      Cilt temizliği ve ultrason jelinin sürülmesi

●      Her bölge için belirlenen çizgiler boyunca enerji atışlarının yapılması

●      İşlem sonrası cilt durumunun kontrol edilmesi ve bakım önerilerinin verilmesi

Dr. Yasemin Savaş Kliniği’nde fokus yüz germe, kişinin yüz oranlarını koruyacak şekilde tasarlanır. Amaç, yüzü bambaşka bir şekle sokmak değil, mevcut hatları daha net ve dinç göstermektir. Bundan dolayı, hekimler, özellikle doğal görünüm arayan kişilere HIFU’yu tek başına veya kombine tedaviler ile önerebilir. Karar, muayene bulguları ve kişinin öncelikleri doğrultusunda birlikte alınır.

Bu yöntemin en önemli avantajlarından biri, yüzün farklı bölgelerine ayrı ayrı odaklanma imkânıdır. Diyelim ki, sadece çene hattını toparlamak isteyen bir kişi ile tüm yüzünde genel bir yenilenme hedefleyen kişinin protokolü aynı olmaz. Bu esneklik, fokus yüz germeyi kişiselleştirilebilir bir tedavi haline getirir.

Uygulama Aşamaları

Fokus yüz germe uygulama aşamalarında ilk adım, detaylı yüz analizidir. Hekim, yüzün hangi bölgelerinde sarkma ve hacim kaybı olduğunu belirler. Ardından HIFU için uygun alanları işaretler. Kişi işlem odasına alındığında cilt temizlenir ve makyaj kalıntıları giderilir. Bu, enerjinin daha homojen dağılmasına yardımcı olur.

Sonrasında ultrason jeli sürülür ve cihaz başlığı belirlenen hatlar boyunca hareket ettirilir. Her atış, belirli bir derinlikte küçük odak noktaları oluşturur. Uygulama tamamlandığında cilt temizlenir, kişi aynada ilk değişiklikleri görmek isteyebilir. Asıl süreç ise sonraki haftalarda devam eder.

Sonuçların Değerlendirilmesi

HIFU sonuçlarını değerlendirirken aceleci davranmamak gerekir. Kişi işlemden hemen sonra hafif bir toparlanma hissedebilir. Ancak kolajen üretiminin artması zaman alır. Bu yüzden, hekimler genellikle birkaç ay sonra kontrol randevusu planlar. Kontrolde işlem öncesi ve sonrası fotoğraflar karşılaştırılabilir.

Sonuç değerlendirmesinde sadece fotoğraf değil, kişinin kendi algısı da önemlidir. Bazı kişiler çene hattında, bazıları yanak bölgesinde belirgin fark hisseder. Hekim, elde edilen etkiyi kişinin cilt yapısı ve yaşına göre yorumlar. Gerekirse ek destekleyici tedaviler için önerilerde bulunabilir.

 

İşlem Tablosu
İşe Dönüş

Hemen

Klinik

Ataşehir - Nişantaşı

Seans

1 seans

İşlem Süresi

20 - 45 dk

Yüz Tedavileri
İletişim Formu

    KVKK kapsamındaki aydınlatma metnini okudum, anladım kabul ediyorum.

    Açık rıza metnini okudum. Kampanyalardan haberdar olmak istiyorum.

    Ameliyatsız Yüz Germe HIFU (Fokuslu Ultrason)