Saç Dökülmesi ve Tedavisi

Anasayfa Saç Tedavileri Saç Dökülmesi ve Tedavisi
Saç Dökülmesi ve Tedavisi
Saç dökülmesi, saçın kendini yenilemesi şeklinde de tanımlanabilir. Normal bir saç dökülmesi, günlük olarak 80–100 adet saç teli kaybı şeklindedir. Bu miktarın üzerindeki günlük dökülmeler normal değildir ve tedavi edilmesi gerekir.
Uygulanan medikal tedavilere rağmen dökülmenin devam ettiği durumlarda ise tek ve kesin çözüm cerrahi bir yöntem olan saç ekimidir.

Saç dökülmesinin birçok farklı nedeni olabilir ve aynı zamanda nedenlerine bağlı bir kaç farklı türü vardır. Beslenme faktörleri, genetik yatkınlık, hormonal faktörler, kimyasal maddelere maruz kalmak, bağışıklık sistemi hastalıkları, kıl gelişimi bozuklukları, ilaç kullanımı, psikolojik anksiyete bozuklukları ile stres ve saçlı deri bölgelerinde görülen deri hastalıklar geçici ya da kalıcı saç dökülmesine neden olabilir.

Kellik olarak da adlandırılan androjenik alopesi, herkesi etkileyebilecek genetik bir durumdur. Bu duruma erkekler için erkek tipi kellik denir. Bu tür saç dökülmesi erkekler için ilk olarak ergenlik döneminde veya 20'li yaşların başında başlayabilir. Genellikle gerileyen bir saç çizgisi ile saçın taç ve ön kafa derisinden kademeli olarak kaybolması şeklinde başlar.

Kadınlar için bu duruma kadın tipi kellik denir. Kadınlarda genellikle orta yaşlara kadar belirgin bir incelme gözlemlenmez. Bu durum kadınlarda kendisini tüm kafa üzerinde genel bir incelme olarak gösterir ve taç bölgesine odaklanır.

Saç dökülmesi çocuklar, gençler ve genç yetişkinler arasında da olabilir. Alopesiareata (saç kıran) adı verilen bu durum aniden başlayabilir ve düzensiz saç dökülmesine neden olabilir. Tamamen kellik ile sonuçlanabilir, ancak etken ortadan kaldırıldığında vakaların çoğunda saçlar birkaç yıl içinde geri döner.

Saç dökülmesinde öncelikle dökülme tipi ve şiddeti belirlenir, gerekli ise altta yatan nedenler araştırılır. Bundan sonra kişiye özgü bir tedavi protokolü oluşturulur.
* Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Her girişimsel işlem risk taşır. Sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Her hastada aynı sonuç elde edilemeyebilir. Erken dönem sonuçları yanıltıcı olabilir. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.